TYA (Teknolojik Yanlış Anlama)

by

Teknolojiyle yolda denk gelsek selamlaşmayız. O beni bilir, ben de onu bilirim. Kendisini nasıl da hoyratça kullandığımdan haberdardır. Yer yer yaptığı becerikli işleri, içten içe vaay bee tarzında hayretle karşılıyor ve onu sömürüyor olmanın verdiği hinlikle kıs kıs mutluluk gösteriyor olsam da bunu ona hiç çaktırmadım. Hiç yüz vermedim ona, sağda solda arkasından konuştum, çoğunluk hak ettiğini düşünse de övmedim onu hiç. Hep yerdim. O da biliyor bunları ve bizi çoktandır kadir bilmezler hanesine yazmış olsa gerek. Her an yumruklaşabilecek hasımlar olarak ortalıkta dolanıyor olmamız bundandır.

Böylelikle bu bizim “tekno” ya gün gelip acıyacağımı hiç ummazdım ta ki blogcu (ben blogcu değilim) arkadaşım Hande’nin “teknolojik yanlışlık” ifadesini kullandığı ana kadar… Aramızda cereyan eden ve fazlaca önem arz etmeyen bir hususta, bir çeşit yanlış anlamanın meydana geldiğini söyledi ve özüre gerek görmesem de kibar bir hanım efendi olarak bu yanlış anlamadan ötürü özür diledi. Hiç de gerek yoktu özüre. Mesele bu değil. İleri teknoloji icat edilene kadar yanlışlık hepimizindi. Yanlış bizimdi, insana aitti yanlış. Benim, senin, onun fark etmez yanlışlık, yanlış anlaşılmalar bizimdi. Biz bir yanlış anlaşılmayı düzeltirken gözümüzü kaçırırdık, öne eğilirdik, mahçup edayla gülümsedik, bir anda hızlı hareket ederdik… Yani karşımızdakine, ufak da olsa yolunda gitmeyen bir iş meydana geldiyse o arıza için duruşumuzu, insiyatifimizi değiştirebileceğimizi, karşımızdakini önemsediğimizi ifade etmiş olurduk. Ta ki “teknolojik yanlışlık” çıkana kadar….

Teknolojiye acıdım çünkü aracı konumda olmasına rağmen iki insan arasındaki uzak ve büyülü köprünün yegane kurucusu ve arızaların da bi zatihi mesulüdür! Garibimin 0 ve 1 leri onu günah keçisi olmaktan kurtaramıyor. Yanlışlık teknolojik olduğunda kimsenin bir duyguda asılı kalmasına, yüz ekşitmesine, diğer tarafın insani bir özelliğini öne çıkarıp nedamet duymasına, göz kaçırmasına, tühlenmesine şuna buna gerek kalmıyor.“teknolojik yanlışlığa denk gelmişsin kardeş napalım şansına küs” durumları…

En nihaye teknolojik yanlışlık özünde mazeretini barındırmasına lüzum olmayan, meydana geliş aşamaları ve seyri taraflarca bilinemediği için kerameti kendinden menkul, memleketimizin güzide yanlışlıklarından birisidir. Peşi sıra bir hüküm vermeye, ince düşünmeye, surat asmaya, kafa yormaya ve de özür dilemeye gerek bulunmamaktadır. Arz ederim.

not: bir sonraki teknolojik yazının konusu: “abi bütün ülkelere girdim, açık kamera bulamadım.”

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: