neleri özlüyoruz…

by

Suyu azalan nehir…
birazdan solacak gül…
bir-iki ısırılıp bırakılmış elma…
kenarları sönmüş floresan lamba…
rakamları silinmiş tahta cetvel…
dibine erimiş mum…
küllenmiş asma üzüm…
solmuş yazma…
simitler satılınca tablanın dibindeki susamlar…
yakıldıktan sonra kutusuna geri konmuş iki tane kibrit…
telefon rehberindeki boş “Ç” harfi sayfası…
ümüğüne kadar sıkılmış diş macunu tüpü…
kışın dışarıda unutulmuş çay bahçesinde üç sandalye…
üstünde bir el isim-şehir oynanmış çizgili defter yaprağı…
kreması yalanıp bırakılmış bisküvi…
zoraki tutulan alkış…
kırk dakika sonra kendisi susan saat alarmı…
kabaca çitilenmiş paçalardaki çamur…
yayı gevşemiş çamaşır mandalı…
eski bir tıraş aynası…
toparlanırken üstüne çay suyunun boşaltıldığı piknik ateşi…
anası geç kalmış sığırcık yavrusu…
çatıdaki patlak bisiklet tekeri…
sinirli anında içinde kalan sövgü…
kırık misket…
ilk cep telefonun…
haydarpaşa’da terk edilmiş döküntü vagon…
yarısını ısırdığın silgi…
körtapa vurulmuş tarihi çeşme…
kaf dağına doğru bakan o çoban…
kitabının arasındaki kuru yaprak..

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: