<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Tekâsûr Sûresi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 19:12:04 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
		<item>
		<title>MeFeKa tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-290</link>
		<dc:creator>MeFeKa</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 20:24:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-290</guid>
		<description>Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah'tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. (HADİD/20)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah&#8217;tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. (HADİD/20)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nonself tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-185</link>
		<dc:creator>nonself</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 07:09:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-185</guid>
		<description>hani derler ya "şaka gibi" ...şaka gibi yorumlar... 'patolojik korku egemenliği!??" vay anam babamm... mehmet akif döneminde recaizade? siyasi, edebi ya da içtimai bir mehmet akif dönemi yaşandı da bizim mi haberimiz yok? recaizade aynı dönemde değil miydi, neden recaizade dönemi değil de akif dönemi? trilyonlarımız fayda etmeyecekmiş yakında. neden? devalüasyon mu var? paracıklarımız pul mu olacak yani!? aman da amannn... yapınız...söyleyiniz...biriktiriniz..nizz..cızzz..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>hani derler ya &#8220;şaka gibi&#8221; &#8230;şaka gibi yorumlar&#8230; &#8216;patolojik korku egemenliği!??&#8221; vay anam babamm&#8230; mehmet akif döneminde recaizade? siyasi, edebi ya da içtimai bir mehmet akif dönemi yaşandı da bizim mi haberimiz yok? recaizade aynı dönemde değil miydi, neden recaizade dönemi değil de akif dönemi? trilyonlarımız fayda etmeyecekmiş yakında. neden? devalüasyon mu var? paracıklarımız pul mu olacak yani!? aman da amannn&#8230; yapınız&#8230;söyleyiniz&#8230;biriktiriniz..nizz..cızzz..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hazan Mevsimi tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-181</link>
		<dc:creator>Hazan Mevsimi</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Oct 2007 12:45:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-181</guid>
		<description>Mehmet Akif döneminde bir konuşmacı Fatih Sultan Mehmed'i anlatan bir konuşma yapıyor. Çok da güzel konuşma yapmış. Dinleyicileri heyecanlandıran bir konuşma yapmış. Recai Zade Mahmut Ekrem'den de takdir bekliyormuş. 

Herkes tebrik etmiş ama konuşmacının gözü Recai Zade Mahmut Ekrem'de. O da bir şey söylememiş. Konuşmacı gitmiş ve "nasıl buldunuz efendim?" demiş.

Recai Zade; "çok güzel, sen ziraat mühendisi miydin?" demiş. Konuşmacı da; "hayır efendim değilim. Ne alakası var nraat mühen­disiyle?" deyince,

Recai Zade; "Valla ben seni dinlerken öyle zannettim. Sen Fatih'i anlattın. Şimdi O nerde?" toprakta, torunları nerede, toprakta, yaptıkları toprakta, toprağın üzerinde olan biziz. Soğan da öyle, turp da öyle, kıymetli tarafı toprağın altında, purçu(sapı) yukarıda. Sen bize ne yapacağımızı, Fatih'ten örnekler vererek söylemedin. Bizim ne olmamız gerektiğini söylemedin. Onlar iyi insanlardı, iyi atlara bindiler gittiler. Biz neyiz? Biz ne yapalım?" demiş.

Yakında trilyonlarınızın fayda vermediğini göreceksiniz. Öyleyse fayda verecek şeyler yapınız, söyleyiniz ve biriktiriniz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Akif döneminde bir konuşmacı Fatih Sultan Mehmed&#8217;i anlatan bir konuşma yapıyor. Çok da güzel konuşma yapmış. Dinleyicileri heyecanlandıran bir konuşma yapmış. Recai Zade Mahmut Ekrem&#8217;den de takdir bekliyormuş. </p>
<p>Herkes tebrik etmiş ama konuşmacının gözü Recai Zade Mahmut Ekrem&#8217;de. O da bir şey söylememiş. Konuşmacı gitmiş ve &#8220;nasıl buldunuz efendim?&#8221; demiş.</p>
<p>Recai Zade; &#8220;çok güzel, sen ziraat mühendisi miydin?&#8221; demiş. Konuşmacı da; &#8220;hayır efendim değilim. Ne alakası var nraat mühen­disiyle?&#8221; deyince,</p>
<p>Recai Zade; &#8220;Valla ben seni dinlerken öyle zannettim. Sen Fatih&#8217;i anlattın. Şimdi O nerde?&#8221; toprakta, torunları nerede, toprakta, yaptıkları toprakta, toprağın üzerinde olan biziz. Soğan da öyle, turp da öyle, kıymetli tarafı toprağın altında, purçu(sapı) yukarıda. Sen bize ne yapacağımızı, Fatih&#8217;ten örnekler vererek söylemedin. Bizim ne olmamız gerektiğini söylemedin. Onlar iyi insanlardı, iyi atlara bindiler gittiler. Biz neyiz? Biz ne yapalım?&#8221; demiş.</p>
<p>Yakında trilyonlarınızın fayda vermediğini göreceksiniz. Öyleyse fayda verecek şeyler yapınız, söyleyiniz ve biriktiriniz</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>thelosthighway tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-179</link>
		<dc:creator>thelosthighway</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Oct 2007 09:12:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-179</guid>
		<description>Böyle hemencecik de yargılama tek tanrılı dinleri Eleştirel Günlük kardeş!
Allah'tan kork!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Böyle hemencecik de yargılama tek tanrılı dinleri Eleştirel Günlük kardeş!<br />
Allah&#8217;tan kork!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Elestirel Gunluk tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-178</link>
		<dc:creator>Elestirel Gunluk</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Oct 2007 01:36:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-178</guid>
		<description>Bu sure Islam'in (ya da diger tek tanrili dinlerin) nasil da korkuyu merkez aldiklarini pekistiriyor. Biraz da patolojik bir korku egemenligini...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sure Islam&#8217;in (ya da diger tek tanrili dinlerin) nasil da korkuyu merkez aldiklarini pekistiriyor. Biraz da patolojik bir korku egemenligini&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>passive tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-173</link>
		<dc:creator>passive</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 17:37:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-173</guid>
		<description>muhammed esed'in bu sureyi okuduktan bir müddet sonra din değiştirdiği söylenir..kapitaliizm ve muhammed esed ve tekasür suresi ve biriktirme, saklama, devam ettirme, sahip olma hırsı...ve insan.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>muhammed esed&#8217;in bu sureyi okuduktan bir müddet sonra din değiştirdiği söylenir..kapitaliizm ve muhammed esed ve tekasür suresi ve biriktirme, saklama, devam ettirme, sahip olma hırsı&#8230;ve insan.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kacakkova tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-171</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 18:08:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-171</guid>
		<description>ben ayet ile ilk karsilasiyorum.ama anlasilan o ki insan cok uzun zamandan beri simdi kapitalizmin cok iyi pazarlama stratejileriyle degerlendirdigi ve kendi sürekliligini üzerine bina ettigini özelliklere haizmis. tanri'nin buyrugu bile yetmemis bu özelliklerin degismesine.yanlis yorumlanan islami buradan itibaren degelendirebiliriz belki.kitap onlara dogru bir yasami varetmeleri icin geldi, ama insanlar yasamlarini kitaba degil kitabi yasamlarina uydurdular.kitapla yorum arasinda acik bir yol bulmak olanakli degil, her nasilsa kapitalizm tam buraya cörekliniyor ve kendini süreklilestiriyor.oysa elestirinin konulanacagi yerde burasi, kitapla yorum, yorumla gerceklik arasindaki yolun indirgenebilir olmayan boslugu.hadiseyi zorlastiran bir durum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben ayet ile ilk karsilasiyorum.ama anlasilan o ki insan cok uzun zamandan beri simdi kapitalizmin cok iyi pazarlama stratejileriyle degerlendirdigi ve kendi sürekliligini üzerine bina ettigini özelliklere haizmis. tanri&#8217;nin buyrugu bile yetmemis bu özelliklerin degismesine.yanlis yorumlanan islami buradan itibaren degelendirebiliriz belki.kitap onlara dogru bir yasami varetmeleri icin geldi, ama insanlar yasamlarini kitaba degil kitabi yasamlarina uydurdular.kitapla yorum arasinda acik bir yol bulmak olanakli degil, her nasilsa kapitalizm tam buraya cörekliniyor ve kendini süreklilestiriyor.oysa elestirinin konulanacagi yerde burasi, kitapla yorum, yorumla gerceklik arasindaki yolun indirgenebilir olmayan boslugu.hadiseyi zorlastiran bir durum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Friedrich Camus tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-170</link>
		<dc:creator>Friedrich Camus</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 12:43:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-170</guid>
		<description>Anlattıklarını çok iyi anlamaktayım şu an. Özellikle kendine en fazla taraftar bulan Fethullahçı - demokrat kesimin ve tarikatçı müslümanların bizzat arasında yaşadım bunları. Bir yerden sonra insan kendini "Tek" görüyor. "En doğru benim içtihatım." demeye başlıyor. Bu yüzden böyle gruplara paçasını kaptıran Müslümanlar'ın herhangi bir ahlâki uyanışa ulaşmaları imkânsız gibi birşey oluyor :) Mevcut algı dışındaki tüm algı yollarını kapıyorlar.

Kaczynski hacımın zamanında aktivistlere yönelik yazdığı "Ahmaklar Gemisi" yazısının bir benzerinin, şu devirde bin bir türlü "modern mesele" ile uğraşan Müslümanlar'a yönelik yazılması bence kayluledeki insanın suratına bir sürahi su dökmek gibi olacaktır.
Bunun dışında ılılmlı ahlâki değişimlerin bir fayda getireceğini ben pek sanmamaktayım; bilmem siz ne dersiniz? Nezaket örneği içte hissedilmeden anlaşılamaz çünkü. Kıçına tüy takmakla kimse horoz olamıyor.
Ama tabii ben pek bir dış kapının mandalı kalıyorum bu mevzuda, cesaretimi mazur görün.

Selametle..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Anlattıklarını çok iyi anlamaktayım şu an. Özellikle kendine en fazla taraftar bulan Fethullahçı - demokrat kesimin ve tarikatçı müslümanların bizzat arasında yaşadım bunları. Bir yerden sonra insan kendini &#8220;Tek&#8221; görüyor. &#8220;En doğru benim içtihatım.&#8221; demeye başlıyor. Bu yüzden böyle gruplara paçasını kaptıran Müslümanlar&#8217;ın herhangi bir ahlâki uyanışa ulaşmaları imkânsız gibi birşey oluyor <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Mevcut algı dışındaki tüm algı yollarını kapıyorlar.</p>
<p>Kaczynski hacımın zamanında aktivistlere yönelik yazdığı &#8220;Ahmaklar Gemisi&#8221; yazısının bir benzerinin, şu devirde bin bir türlü &#8220;modern mesele&#8221; ile uğraşan Müslümanlar&#8217;a yönelik yazılması bence kayluledeki insanın suratına bir sürahi su dökmek gibi olacaktır.<br />
Bunun dışında ılılmlı ahlâki değişimlerin bir fayda getireceğini ben pek sanmamaktayım; bilmem siz ne dersiniz? Nezaket örneği içte hissedilmeden anlaşılamaz çünkü. Kıçına tüy takmakla kimse horoz olamıyor.<br />
Ama tabii ben pek bir dış kapının mandalı kalıyorum bu mevzuda, cesaretimi mazur görün.</p>
<p>Selametle..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>thelosthighway tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-169</link>
		<dc:creator>thelosthighway</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 12:15:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-169</guid>
		<description>Merhaba Friedrich Camus,
Söylediklerin kesinlikle doğru. İslam hak, adalet, erdem, hikmet, sevgi ve merhamet üzerine yükselen bir din. Müslüman kişiyi, “Allah’tan başka bir gücün emri altında olmayan ve dünya ve öte-dünya hakkında hakiki tasavvurlara sahip olan kimse” diye biliyoruz. Allah'tan başka hiç bir güce boyun eğmeyen ve buyruk olarak sadece O'nun buyruklarını dikkate alan kimsedir müslüman.

Fakat halihazırda müslümanlara ve İslam dünyasına baktığımızda mevcut durumun karışık olduğunu görüyoruz. Müslümanların sosyal, iktisadi, idari, askeri ve ahlaki açıdan geri kalmaları ve dolayısıyla İslam’ın güçsüzleşmesi olgusu, İslam’ın bir medeniyet olarak gerileyişi meselesini de açıklamamıza yardımcı oluyor. Tarihsel sürece bakmak gerekiyor burada elbette.

Gelinen duruma baktığımızda, inandıkları dinin özünü, hakikatini ve en önemlisi İslam ahlakını insanlığa anlatmakta güçlük çeken müslümanlar, bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de siyasi zaafların içerisinde kaybolup gitmeye, değersizleşmeye, kişiliksizleşmeye başladılar. Önceleri aşırı ideolojik angajmanlarla (müslüman kardeşler teraneleri, iran devrimi ve hizbullahvari yaklaşımlarla) radikalleşen ama sonradan devletin ve belediyenin ihale kuyruklarında en ön saflarda yer alan veya fethullahçı-nurcu çizgide kaypak, silik, sinsi, sağcı politikalar güdüp demirelci-özalcı-tayyipçi ağız burnu yağlı bir islamı seçim zamanlarında bayraklaştıran ve muhafazakar-demokrat-vatan-milletçi akımlara teslim olan, ya da tuhaf tarikatçı temayüllerle dinin özünden gittikçe uzaklaşan dergahçı, ismailağacı, şüpheci, mütereddit islamcı hareketler, ya da el altında tutulan ve her an kullanılmaya namzet aczimendici oluşumlar, müslüman kapitalistler, türk islamcıları, osmanlıcılar, turancılar, muhafazakarlar, doğruyolcu müslümanlar, anaplı müslümanlar, sakallı demokratlar, tayyipçi, akpci, amerikancı, eşcinselci, abdullahçı ve sonrasında devletçi, düzenci, statükocu, demokrasici, laikçi, seküler müslümanlar, evet tüm bunlar islam'ın dünyada ve bu topraklarda baştan aşağı yanlış yorumlandığına, tepeden inmeci, dış kaynaklı bir siyasallaşma süreci geçirdiğine, amerikancı, irancı, pakistancı, mısırcı bir islamın gerçek islam olarak dayatıldığına dair garip ama gerçek misaller.

İslam'ın evrensel çağrısı, kardeşlik vurgusu, birlik vurgusu maalesef müslümanlar tarafından doğru algılanamıyor. Aslında bu yeni bir şey değil. Daha İslam'ın asr-ı saadet sonrası yıllarında ortaya çıkan problemler, ihtilaflar, saltanat düzeni, dinin yorumlanmasındaki farklılıklar vs. durumları iyi anlamak gerekiyor. Bu meselelerin kökeninde o gelişmelerin olduğunu görebiliyoruz.

Kısacası müslümanların dünya işlerinde yollarını kaybettiklerini; din, ilim, kültür, medeniyet meselelerini tam olarak anlamakta güçlük çektiklerini ve islamın cihanşumül değerlerini anlatmakta/yaşamakta sorunlar yaşadıklarını; kapitalist hegemonya, emperyalist zorbalık, vahşi liberal-kan içici medeniyet karşısında bir güç olarak durmaktan çok uzak olduğunu görüyoruz. Üstüne üstlük, müslümanların gayri ahlaki tutumlar, dünyevileşme sorunu, modern dünyanın İslam’ı ilgilendirmeyen sorunlarına İslam’dan cevaplar bulma şaşkınlığı, reel/ideal, teori/pratik sorunları, kafa karışıklıkları, zihin yorgunlukları, akıl tutulmaları, travmalar içinde debelenip durduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Son zamanlarda “terörizm” kelimesiyle “İslam”ın yan yana çok sıkça kullanılması da cabası.

Söylenecek çok şey var. Harici ve dahili bir çok mesele var üstesinden gelinmesi gereken. Bu halihazırdaki İslam anlayışıyla, müslümanların gittikçe sekülerleşen, modernleşen (aslında modernleşemeyen) anlayışlarıyla, küreselci ve globalci yaklaşımlarla bu meseleler çözülür mü büyük şüphelerim ve daha da ötesi müslümanlarla ilgili derin endişelerim var. Zira adalet, hak, hukuk, kardeşlik zamanları geride kalmış gibi görünüyor. Artık demokrat müslümanlıkla aşılacakmış sorunlar, yola böyle devam edilecekmiş, öyle diyor ağalar, paşalar, beyzadeler… İşler zor yani.

Konuyla ilgili son bir şey söyleyip meseleyi kendi açımdan noktalamak istiyorum. Asıl mesele ahlak meselesidir bence. Peygamberimize birisi seslendiğinde o, sadece başını çevirerek bakmazmış, bütün vücuduyla dönüp ilgilenirmiş sesin sahibiyle. Böyle bir nezaket örneğini anlamadıkça, müslümanların düştükleri yerden doğrulabileceklerine ihtimal vermiyorum.

Selametle…</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Friedrich Camus,<br />
Söylediklerin kesinlikle doğru. İslam hak, adalet, erdem, hikmet, sevgi ve merhamet üzerine yükselen bir din. Müslüman kişiyi, “Allah’tan başka bir gücün emri altında olmayan ve dünya ve öte-dünya hakkında hakiki tasavvurlara sahip olan kimse” diye biliyoruz. Allah&#8217;tan başka hiç bir güce boyun eğmeyen ve buyruk olarak sadece O&#8217;nun buyruklarını dikkate alan kimsedir müslüman.</p>
<p>Fakat halihazırda müslümanlara ve İslam dünyasına baktığımızda mevcut durumun karışık olduğunu görüyoruz. Müslümanların sosyal, iktisadi, idari, askeri ve ahlaki açıdan geri kalmaları ve dolayısıyla İslam’ın güçsüzleşmesi olgusu, İslam’ın bir medeniyet olarak gerileyişi meselesini de açıklamamıza yardımcı oluyor. Tarihsel sürece bakmak gerekiyor burada elbette.</p>
<p>Gelinen duruma baktığımızda, inandıkları dinin özünü, hakikatini ve en önemlisi İslam ahlakını insanlığa anlatmakta güçlük çeken müslümanlar, bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de siyasi zaafların içerisinde kaybolup gitmeye, değersizleşmeye, kişiliksizleşmeye başladılar. Önceleri aşırı ideolojik angajmanlarla (müslüman kardeşler teraneleri, iran devrimi ve hizbullahvari yaklaşımlarla) radikalleşen ama sonradan devletin ve belediyenin ihale kuyruklarında en ön saflarda yer alan veya fethullahçı-nurcu çizgide kaypak, silik, sinsi, sağcı politikalar güdüp demirelci-özalcı-tayyipçi ağız burnu yağlı bir islamı seçim zamanlarında bayraklaştıran ve muhafazakar-demokrat-vatan-milletçi akımlara teslim olan, ya da tuhaf tarikatçı temayüllerle dinin özünden gittikçe uzaklaşan dergahçı, ismailağacı, şüpheci, mütereddit islamcı hareketler, ya da el altında tutulan ve her an kullanılmaya namzet aczimendici oluşumlar, müslüman kapitalistler, türk islamcıları, osmanlıcılar, turancılar, muhafazakarlar, doğruyolcu müslümanlar, anaplı müslümanlar, sakallı demokratlar, tayyipçi, akpci, amerikancı, eşcinselci, abdullahçı ve sonrasında devletçi, düzenci, statükocu, demokrasici, laikçi, seküler müslümanlar, evet tüm bunlar islam&#8217;ın dünyada ve bu topraklarda baştan aşağı yanlış yorumlandığına, tepeden inmeci, dış kaynaklı bir siyasallaşma süreci geçirdiğine, amerikancı, irancı, pakistancı, mısırcı bir islamın gerçek islam olarak dayatıldığına dair garip ama gerçek misaller.</p>
<p>İslam&#8217;ın evrensel çağrısı, kardeşlik vurgusu, birlik vurgusu maalesef müslümanlar tarafından doğru algılanamıyor. Aslında bu yeni bir şey değil. Daha İslam&#8217;ın asr-ı saadet sonrası yıllarında ortaya çıkan problemler, ihtilaflar, saltanat düzeni, dinin yorumlanmasındaki farklılıklar vs. durumları iyi anlamak gerekiyor. Bu meselelerin kökeninde o gelişmelerin olduğunu görebiliyoruz.</p>
<p>Kısacası müslümanların dünya işlerinde yollarını kaybettiklerini; din, ilim, kültür, medeniyet meselelerini tam olarak anlamakta güçlük çektiklerini ve islamın cihanşumül değerlerini anlatmakta/yaşamakta sorunlar yaşadıklarını; kapitalist hegemonya, emperyalist zorbalık, vahşi liberal-kan içici medeniyet karşısında bir güç olarak durmaktan çok uzak olduğunu görüyoruz. Üstüne üstlük, müslümanların gayri ahlaki tutumlar, dünyevileşme sorunu, modern dünyanın İslam’ı ilgilendirmeyen sorunlarına İslam’dan cevaplar bulma şaşkınlığı, reel/ideal, teori/pratik sorunları, kafa karışıklıkları, zihin yorgunlukları, akıl tutulmaları, travmalar içinde debelenip durduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Son zamanlarda “terörizm” kelimesiyle “İslam”ın yan yana çok sıkça kullanılması da cabası.</p>
<p>Söylenecek çok şey var. Harici ve dahili bir çok mesele var üstesinden gelinmesi gereken. Bu halihazırdaki İslam anlayışıyla, müslümanların gittikçe sekülerleşen, modernleşen (aslında modernleşemeyen) anlayışlarıyla, küreselci ve globalci yaklaşımlarla bu meseleler çözülür mü büyük şüphelerim ve daha da ötesi müslümanlarla ilgili derin endişelerim var. Zira adalet, hak, hukuk, kardeşlik zamanları geride kalmış gibi görünüyor. Artık demokrat müslümanlıkla aşılacakmış sorunlar, yola böyle devam edilecekmiş, öyle diyor ağalar, paşalar, beyzadeler… İşler zor yani.</p>
<p>Konuyla ilgili son bir şey söyleyip meseleyi kendi açımdan noktalamak istiyorum. Asıl mesele ahlak meselesidir bence. Peygamberimize birisi seslendiğinde o, sadece başını çevirerek bakmazmış, bütün vücuduyla dönüp ilgilenirmiş sesin sahibiyle. Böyle bir nezaket örneğini anlamadıkça, müslümanların düştükleri yerden doğrulabileceklerine ihtimal vermiyorum.</p>
<p>Selametle…</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Friedrich Camus tarafından</title>
		<link>http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-168</link>
		<dc:creator>Friedrich Camus</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 08:41:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://seyrussefer.wordpress.com/2007/10/02/tekasur-suresi/#comment-168</guid>
		<description>Yazı çok güzel. Yunus Emre'ye söz hakkı tanınmış ki, aklıma ilk gelen de oydu. Buradan hareketle bir şeyler yazasım geldi:
İslâm dini, kendi tecrübelerim ve bilgi birikimim ışığında rahatlıkla söyleyebilirim ki; tamamen küresel kapitalizm (emperyalizmin 21. yüzyıldaki adı) karşıtı bir dindir.
Yahu kapısının kilidi "Lâ ilâhe illallah" olan bir din, kendini yerde tanrı fraksiyonu yapmak isteyen efendilerin bizzat karşısında yükselir. 
Ben İslam(cılık)ı böyle tanımlıyorum, bilmem ki yanlış mıyım?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı çok güzel. Yunus Emre&#8217;ye söz hakkı tanınmış ki, aklıma ilk gelen de oydu. Buradan hareketle bir şeyler yazasım geldi:<br />
İslâm dini, kendi tecrübelerim ve bilgi birikimim ışığında rahatlıkla söyleyebilirim ki; tamamen küresel kapitalizm (emperyalizmin 21. yüzyıldaki adı) karşıtı bir dindir.<br />
Yahu kapısının kilidi &#8220;Lâ ilâhe illallah&#8221; olan bir din, kendini yerde tanrı fraksiyonu yapmak isteyen efendilerin bizzat karşısında yükselir.<br />
Ben İslam(cılık)ı böyle tanımlıyorum, bilmem ki yanlış mıyım?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
