Archive for Ekim, 2007

Biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz

Ekim 20, 2007

uzgunomer.jpg

Oyunlar da olmasa işimiz zor. Zor ki ne zor! Hayat mı zor? Değil elbette. Aslında herşey basit. Zorlaştıran biziz, başkaları, onlar ya da siz. Herneyse.

Oyunları seviyorum ve diyorum ki “Bu dünya bir oyun, eğlence yeridir. Ama fazla abartmayın, taşkınlık yapmayın, haksızlık yapmayın, asla sessiz kalmayın. Üzerinize düşeni yapın ama hakkıyla yapın. Bir işi yapınca da muhkem yapın” Madem oyun. O zaman hakkını vermeye çalışalım biz de.

Velakin, bendenizde oldum olası bir “kronoloji hastalığı” var. (böyle bir hastalık var mı bilmiyorum, ben uydurdum). Çaresini bulamadım. Böyle de devam edecek gibi görünüyor. Kim ya da ne olmuş/gelmiş ve nerden, nasıl, nereye gidermiş filan bilmek isterim her daim. Bu bir oyun olsa da böyle. Peki nedir hadise? Şudur: Zoitsa, Edi‘yi, o da Friedrich Camus biladeri mimlemiş. F. C., sevgili Kaçakkova abiye “hadi bakalım” diyince o da şöyle bir etrafına bakıp bizi görmüş sağolsun. Deniyor ki “sizi en iyi anlatan şiir, mısra, dörtlük hangisidir?”

Zor bir soru. Zorluğu elbette tek bir cevabı olmamasından kaynaklanıyor. Ama meseleyi fazla dallandırmadan cevabını verelim:

Şiir İsmet Özel’in. Başlığı aynen şöyle:

“İÇİMDEN ŞU ZALİM ŞÜPHEYİ KALDIR

YA SEN GEL YA BENİ ORAYA ALDIR”

Beni olduğum yere mıhlayan mısralar ise şunlar:

“Önce kalbim lânete çarpa çarpa gümrah
sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
sakın Styks sularının heyulâsı sanmayın
er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,
biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz
öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz
ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak
ne ellerin hırsla saban tutuşu
ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır
dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
yetmez karşılamaya.”

Şiirin tamamı için Erbain, İsmet Özel

Ben şimdi kimi şiirlesem? Aklıma Darmaduman geldi hemen. O da sessizliğe gömülmüş gibi görünüyor. Neye gömüldüğünü öğrenmenin en şiirsel yolu da şimdilik bu şiirleme oyunu bence:

Elim sende!!!