Oyuna Devam
Eylül 21, 2007Tolga‘nın başlattığı oyunda Sevgili Kacakkova sırasını bize savmış. Baştan söyleyeyim, bu işlerde pek becerikli değilim. Ama işin içinde Kacakkova olunca görevi yerine getirmek icap eder diye düşünüyorum.
Son zamanlarda daha çok doktora tezime yoğunlaştığım için konu dışı okumalara pek fırsatım olmuyor. Bu arada tezimden de bu vesileyle haberdar etmek isterim ahaliyi: “Ortaçağ Siyaset Felsefesinde Adalet” çalışıyorum. Konu oldukça ağır ve 2 yıl içinde meselenin üstesinden gelmem gerekiyor. Lakin bugünlerde Varlık, Zaman, Mekan, Hareket, Cisim, Sonsuzluk ve Hakikat meseleleri de yakamı bırakmıyor. Ancak şu tez işini de söz konusu esaslı meseleler ve diğer dünya meşgaleleri arasında bir şekilde kıvaracağız artık.
Gelelim oyuna. Oyunun kurallarını Tolga belirlemiş, daha doğrusu ithal etmiş. Kuralları bir kez daha hatırlayalım:
- Yanınızdaki en yakın kitabı alın.
- Kitabın 187. sayfasını çevirin. (Kitabın sayfa sayısı 187’den büyük olmalı!)
- 1. cümleyi bulun.
- O cümleyi blogunuzda postalayın.
- Bu dediklerimi lütfen en yakınınızdaki kitap üzerinde gerçekleştirin, favori ya da “cool” olduğunu düşündüğünüz bir kitap için değil.
En yakınımdaki kitap, kıymetli hocam İsmail Kara’nın kaleme aldığı ve “19. ve 20. yüzyılda modern batı felsefesi ve bilimine ait terimler Osmanlı dünyasına nasıl ve hangi kıstaslarla intikal etti?” sorusuna cevaplar arayan Bir Felsefe Dili Kurmak (Modern Felsefe ve Bilim Terimlerinin Türkiye’ye Girişi) adlı çok değer verdiğim bir çalışma.
Kitabın 187. sayfasındaki cümle aynen şöyle:
“Ancak bu gibi suver-i akliyeyi istirca’ edebilmemiz bunların daima bir sûreti-i mahsüse ile, bir şebh ile, phantasma ile müttehid olduğu içindir” ibaresiyle yanyana getirir ve Bovarak (Boirac)’ın da mémoire intellectuelin mahfuzatını; “mémoire sensiblein yani hayalin naks u aczini cebr edebilecek yegâne kuvvet olan fâ’iliyet-i zihniyenin hâmil-i emaneti bulunan tasavvurât” olmak üzre tavsif ettiğini derhâtır edersek vâhime manasını sarahaten ifade eder bir isim vaz’ olunmamakla beraber hükemây-ı islâmca vücudu müsellemâttan olan bu kuvvetin onlarda da izine tesadüf eder gibi oluruz.
Görevimi hasbelkader ifa ettiğime göre şimdi mimleme sırası bana geçiyor o halde:
Pro et Contra (Akif)
Nonself (Mehmet)
Soğuk Yemek (Metin bey)
Sıra sizde kardeşim, hadi bakalım…
